5 Kasım 2007 Pazartesi

ATMACA

İki insanın aynı anda aynı duyguları hissetmesi olanaklı mı sanki. Olmazı isteyip, bırak kendini kollarıma desem başka ama, bir adım atsan küçük, kıyısında dursan yarın, uçurumun dibinden bile olsa görsem, bilsem orada olduğunu, düşebileceğini yanlışlıkla. Karanlıktan bir ışık yaksan bana, ayrı düşen iki sevdalı gibi en azından birisi ikimizden, devam etse yoluna, aşık olsa yeniden. Karşılıksız bile kalsa, öpsem uzun ince parmaklarını, gülüşünden çalsam azıcık ve tuhaf ta gelse kulağa, mor-eflatun onlarca şey alsam sana. Sarı başak denizinde kulaç atan atmacam, dön bir bak bana, umursamaz halinden arınıp bir an ürk benden. Hiçbir şey kalmasa bile elimde en azından şu satırları sana yazdığımı bilip mutlu ol ya da ne bileyim sadece kork benden.

2 yorum:

Unknown dedi ki...

İki insanın aynı anda aynı duyguları hissedebileceğine inandım ben hep. Teoride tarihteki en güzel aşk şiirleri platonik sevgiliye yazılmış olsa da, pratikte kusursuz aşkın büyüsünün her şeye üstün geleceğine inandım. Karanlığı yaracak, uçurumları yıkacak, soğukları sıcak uzakları yakın edecek, sarı başak denizinin hırçın dalgalarını masumlaştıracak...

Her kimse hak eden bu satırları, farkında mıdır ki okuduğu an değişecek dünyası?

Unknown dedi ki...

Yazık ki duyguların şiddeti hiç dengeli olmaz, hiç... Sen böylesine tutkuyla severken, o hiç bilmez neler olup biter içinde, görmez... Günlerce gözyaşı dökersin, anlamaz. Ama bazen de sen karşı tarafta olursun, birisi öyle çok severken seni, görmezsin, görmek istemezsin...Hatta bazen aynı kişiyle ilişkinde bile, biri daha tutkuyla sevdalıyken zaman geçer, roller değişir, bilemezsin. O dönüm noktası nerdedir, ne zamandır anlayamazsın. Yani Fazıl'ın düşüncesinin tam tersi, kusursuz aşk teoride var, pratikte ise bir mucize... O nedenle, bu satırların muhatabı okuduğunda bu yazıyı, korkarım anlamayacaktır kendine yönelen tutkuyu, ne yazık...

Bir de mor nevrotik duyguların temsilcisidir, mor seven kadınlar tehlikelidir, hiç belli olmaz ne yapacakları, kendileri bile bilmez bazen... kendimden biliyorum!